18 Nisan 2014 Cuma


2. OYUN

GÜVERCİN DARBESİ


Kişiler:
Başkan
Yazman
1.Üye
2.Üye
Savcı
Sanık


(Az ışıkta sahne/dekor düzenlemesi. Sahnede “GÜVERCİN DARBESİ” ve daha küçük boyutta “99. OTURUM” yazıları. Mahkeme salonu. Kürsü, yazman masası, sandalyeler. Kürsüde ve yazman masasında iki bilgisayar ekranı. Sanık/sanıklar bölmesi. Kürsünün arkasında, duvarda “BAŞKAN TE’NİN 217. ÖZEL MAHKEMESİ” ve “DEDİĞİM DEDİK, ÇALDIĞIM DÜDÜK” yazıları. Dekor son derece sade ve yalın. Sanıklar, avukatlar, izleyiciler fotoğraf/slaytla gösterilebilir. Oyun açılışında bir süre masasında put gibi hareketsiz oturmakta olan yazmanı izleriz. Sonra mahkeme başkanı, iki yargıç üye ve savcı kendi aralarında gülerek, birbirleriyle şakalaşarak salona girerler. Yazman ayağa kalkar; yargıçlar ve savcı yerlerini alınca yazman da oturur.)

             

BAŞKAN - (Salonu süzerek) Başkan Te’nin 217. Özel Mahkemesinin 99. oturumunu  açıyorum. (Önündeki dosyayı karıştırarak) Sorguya devam ediyoruz. Sıra  17. sanıkta. Buyurun (Sanık huzura alınır, kimlik tespiti yapılır sorguya  geçilir. Sorgu boyunca başkan, savcı, üyeler bir birleriyle şakalaşıp  fısıltıyla konuşurlar. Yazman sorguyu bilgisayara kayda geçer.)     

BAŞKAN -  Adınız? 

SANIK     -  Ressolus

BAŞKAN -  Soyadınız?

SANIK     - Suga

BAŞKAN -  Baba adı?

SANIK     - Ressul

BAŞKAN - Mesleğiniz?

SANIK     - Asker.

BAŞKAN - Rütbe.

SANIK     - Albay. 

BAŞKAN - Albayım, iddianameyi okumuşsunuzdur. 2000'li yıllarda, karargâhta, gizli örgüt mensubu arkadaşlarınızla hükümeti devirmek için, darbe yapmak için bir hafta süreyle  toplanmış ve bunun planlamasını yapmışsınız. Doğru mu?

SANIK     - Doğru değil. Benim böyle bir toplantıdan bilgim ve haberim yoktur.

BAŞKAN - Gerçi bu darbe toplantısına katılanlar, toplantının bir darbe toplantısı olmayıp askeri tatbikata ilişkin bir seminer olduğunu iddia ediyorlar.Anlaşılıyor ki siz de savunma olarak bunun bir darbe toplantısı olmayıp  bir seminer olduğunu ileriye sürüyor ve bunu belirtmek istiyorsunuz. O zaman şöyle sorayım. Adı ne olursa olsun, seminer veya darbe toplantısı... Bu toplantıya katıldınız mı, katılmadınız mı?..

SANIK    -  Katılmadım.

BAŞKAN - (Önündeki dosyayı inceler.) Nasıl olur? Listede adınız var. Bunlar devletin resmî belgeleri ve sizin bu darbe toplantısına katıldığınızı gösteriyor. Yani ben bu resmî belge varken ne yapabilirim? Aksini ispat size düşer.

SANIK    - Sayın Başkanım, size söyledim, benim böyle bir toplantıdan haberim yok. Ben böyle bir toplantıya katılmadım. Katılmam da mümkün değil, çünkü ben belirttiğiniz tarihlerde yurt dışında idim.

BAŞKAN - Yani şöyle olamaz mı? Sabah gelip akşam dönmüşsünüzdür veya iki gün katılıp sonra yurt dışına çıkmışsınızdır. Bunun gibi işte…

SANIK    - Ben belirttiğiniz tarihlerden önce görevle yurt dışına çıktım ve yurda o tarihlerden sonra dönüş yaptım. Bunun belgelerini de size sundum.

BAŞKAN - (Dosyayı inceler.) Dosyada buna ilişkin bir belge yok. (Üyelere danışır.)  Klasörlerde olabilirmiş. Yani 3000 tane klasör var. Hangi Klasörün neresinde kaldı kim bilir? Biz o belgeleri bulalım, ondan sonra düşünürüz. (Yazmana) Yaz kızım. Gereği Düşünüldü: Sanığın savunmasında ileriye sürdüğü belgelerin klasörlerden aranıp bulunmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına, bu sebeple duruşmanın üç ay sonraya bırakılmasına.  (Yazmana) Yaz uygun bir gün işte…

 
                 (Sahne kararır/Aydınlanır. Kişiler, konumları, her şey aynı ve yerli yerindedir. Sahnedeki “99. OTURUM” yazısı kaldırılıp yerine “100. OTURUM” yazısı asılır.)                             
BAŞKAN   - Başkan Te’nin 217. Özel Mahkemesinin 100. oturumunu açıyorum. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. (Sanığa) Albayım dosyaya ibraz ettiğiniz belgeleri bulduk. İbraz ettiğiniz belgelere göre, sizin darbe toplantısının olduğu tarihler içinde yurt dışında olduğunuz görülüyor.

SANIK     - Doğru. Yurt dışında idim ve toplantıya katılmadım. İki yılı aşkın süredir tutukluyum. Tahliyeye, salıverilmeme karar verilmesini talep ediyorum.

BAŞKAN - Siz yurt dışında üç ayrı ülkeye gitmişsiniz. Çeşitli otellerde kalmışsınız. Uçak, gemi,  otobüs yolculuklarınız var. Bizim bunların doğruluğunu araştırmamız gerekir. Gereği Düşünüldü: Adalet Bakanlığına müzekkere yazılarak, sanığın gittiği ülkelerin ve kaldığını iddia ettiği otel, motel  kayıtlarının ve uçak, gemi, otobüs yolculuklarının kayıtlarının incelenerek sanığın belirtilen tarihler içerisinde adı geçen otellerde kalıp kalmadığı, söz konusu yolculukları yapıp yapmadığı hususlarının ve ibraz olunan  belgelerin doğruluk derecelerinin araştırılmasına; tahliye talebinin  reddiyle tutukluluk halinin devamına ve  duruşmanın dört ay sonraya bırakılmasına karar verildi.

 
                (Sahne kararır/Aydınlanır. Kişiler, konumları ve her şey yerli yerindedir. Sahnedeki “100. OTURUM” yazısı kaldırılıp yerine “101. OTURUM"  yazısı asılır.) 

BAŞKAN  - Başkan Te’nin 217. Özel Mahkemesinin 101. oturumunu açıyorum.  Kaldığımız yerden devam ediyoruz. (Sanığa) Albayım, üç ayrı devletin adalet bakanlıklarına yazılan müzekkerelere cevap var. Cevaplarda, sizin belirtilen tarihler içerisinde o ülkelerde olup uçak, gemi, otobüs yolculuklarını yaptığınız bildiriliyor. Yani ibraz  ettiğiniz belgelerin doğruluğu kanıtlanmış oluyor. Bir diyeceğiniz var mı?

SANIK      - Salıverilmeme karar verilmesini talep ediyorum.

BAŞKAN  - Gereği Düşünüldü: Her ne kadar sanığın darbe toplantısı günlerde yurt  dışında olduğu sabit olmuşsa da günümüzün gelişmiş teknolojik olanakları dikkate alındığında sanığın darbe toplantılarına yurt dışından online olarak  katılmasının mümkün olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespiti için dosyanın mevcut bilirkişi listesinden kurayla seçilecek bilirkişiye tevdii olunmasına, bu nedenlerle duruşmanın 5 ay sonraya bırakılmasına karar verildi. 

                (Sahne kararır/Aydınlanır. Kişiler, konumları ve her şey yerli yerindedir. Sahnedeki “101. OTURUM” yazısı kaldırılıp yerine “102. OTURUM yazısı asılır.)               

 BAŞKAN  - Başkan Te’nin 217.Özel Mahkemesinin 102. oturumunu açıyorum.  Kaldığımız yerden devam ediyoruz. (Sanığa) Geçen oturumda rapor alınması için dosya bilirkişiye tevdi olunmuşsa da bilirkişi raporu mahkememize ibraz olunmamıştır. Bir diyeceğiniz var mı?

SANIK       - Yok.

BAŞKAN - Gereği Düşünüldü: Bilirkişi raporunun beklenmesine, tutukluluk halinin devamına, duruşmanın üç ay sonraya bırakılmasına karar verildi.

 
              (Sahne kararır/Aydınlanır. Kişiler, konumları ve her şey yerli yerindedir. Sahnedeki “102. OTURUM” yazısı kaldırılıp yerine “103. OTURUM" yazısı asılır.)                 

 
BAŞKAN - Başkan Te’nin 217. Özel Mahkemesinin 103. oturumunu açıyorum.  (Sanığa) Rapor dosyaya ibraz olundu. Rapora göre darbe toplantısı  sırasında yurt dışında bulunsanız da çok çeşitli yollarla; telefon, internet, bilgisayar, telesine, online, faks gibi teknolojik olanaklarla toplantıya katılmanız mümkün görülüyor. Bu durumda Mahkememizce bu hususların araştırılması gerekiyor. Siz şimdi bize ev telefonu, iş  telefonu, cep telefonunuzun ve karargâh telefonunun numaralarını verin, biz ilgili telefon idaresine müzekkere yazarak, o tarihlerde bu telefonlar vasıtasıyla toplantıya katılıp katılmadığınızı araştıralım. Gereği Düşünüldü: İlgili telefon idaresine müzekkere yazılarak sanığın telefon vasıtasıyla darbe toplantısına katılıp katılmadığının tespitine, tutukluluk halinin devamına, bu sebeple duruşmanın üç ay sonraya  bırakılmasına karar verildi.



1. OYUN


PATTATES DARBESİ


Kişiler:
Başkan,
Yazman,
1.Üye,
2.Üye,
Savcı,
Sanık
                                                        

(Az ışıkta sahne/dekor düzenlemesi. Sahnede “PATTATES DARBESİ” ve 77. Oturum yazıları. Mahkeme salonu. Kürsü, yazman masası, sandalyeler. Kürsüde ve yazman masasında iki bilgisayar ekranı. Sanık/sanıklar bölmesi. Kürsünün arkasında, duvarda “BAŞKAN TE’NİN 146. ÖZEL MAHKEMESİ” ve “DEDİĞİM DEDİK, ÇALDIĞIM DÜDÜK” yazıları. Dekor son derece sade ve yalın. Sanıklar, avukatlar, izleyiciler fotoğraf/slaytla gösterilebilir. Oyun açılışında bir süre masasında put gibi hareketsiz oturmakta olan yazmanı izleriz. Sonra mahkeme başkanı, iki yargıç üye ve savcı kendi aralarında gülerek, birbirleriyle şakalaşarak salona girerler. Yazman ayağa kalkar; yargıçlar ve savcı yerlerini alınca yazman da oturur.)

 

BAŞKAN - (Sağına, soluna dönerek) Bugünkü dava ne davasıydı?..

1. ÜYE     - Darbe davası.

BAŞKAN - Darbe davası da, hangi darbenin hangi davası?

2. ÜYE     - Patates Darbesi.

SAVCI     - Pattates Darbesi.

BAŞKAN - Patates Darbesi, Pattates Darbesi diye iki ayrı dava mı var? İki dava varsa bu hangisi?..

1. ÜYE    -   Yok Başkanım, tek dava. Tek dava da kimileri Patates Darbesi, diyor; kimileri de Pattates Darbesi… Yani ideolojik ve örgütsel bakış açısına göre değişiyor.

BAŞKAN  - Aman her neyse, bu darbe davaları bitmez zaten. Başkan Te’den sinyal var mı?

SAVCI      - Var da, tam anlayamadık; arkadaşlarımız çözmeye çalışıyorlar.

BAŞKAN  - Aman bir yanlışlık yapmasınlar. Olmazsa ilgili yerlere sorup öğrensinler.

SAVCI     - Soracaklar Başkanım, merak etmeyiniz.

BAŞKAN - İyi, iyi… Sıra kimdeyse huzura alınsın da sorguya başlayalım. Ben de oturumu açayım: Başkan Te’nin 146. Özel Mahkemesinin  77. oturumunu açıyorum.                     

2. ÜYE     - (Önündeki dosyayı karıştırarak) Sıra 283. sanıkta Başkanım. Çiftçi Titiru.

          (Çiftçi Titiru sanıklar arasından kalkıp gelerek Heyet’in karşısında yerini alır. Sanığın sorgusunu Başkan yapar. Ancak sorgu sırasında başkan, üyeler ve savcı sürekli birbirlerine danışırlar, bakışırlar, fısıltıyla konuşurlar.)     

BAŞKAN - (Yazmana) Sanığın kimliğini al kızım…

          (Yazman sanığa sorarak kimliğini tutanağa geçirir. Kimlik alınması ve yazdırılması sırasında yazmanla sanığın konuşmaları duyulmaz.)

BAŞKAN - (Sanığa) Sen suçunun ne olduğunu biliyor musun?..

SANIK     - Biliyorum komutanım.

BAŞKAN - Komutanım değil, Başkanım!

SANIK     - Biliyorum Başkanım.

BAŞKAN - Aferin, söyle bakalım neymiş?..

SANIK     - Pattates Darbesi Başkanım.

BAŞKAN - (Savcıya ve yargıç üyelere bakıp anlamlı anlamlı başını sallayarak)  Şimdi, sokak sokak, çarşı pazar dolaşıp "Pattates” diye bağırdın mı, bağırmadın mı?..

SANIK   -  Bağırdım…

BAŞKAN - Yani suçunu kabul ediyorsun!

SANIK      - Suç olduğunu bilmiyordum.

BAŞKAN - Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz. O zaman her suç işleyen, "Ben  bunun suç olduğunu bilmiyordum deyip cezadan kurtulur. Kanunu bileceksin. Sokak sokak “Pattates! Pattates!..” diye niye bağırdın?

SANIK     - Patates satıyordum.

BAŞKAN - Hem de yalnız olarak değil… Başkalarıyla birlikte, örgüt olarak toplanıp, anlaşıp hep birden bağırdığınız iddia olunuyor. Savcılığın iddianamesinde böyle yazıyor.

SANIK     - Ben tek başıma, yalnız olarak, ayaklı sergi tablamla sokaklarda patates diye bağırarak  satış yapıyordum. Sokakları, çarşı pazarı dolaşırken benim  gibi bağırarak satış yapan birkaç patates satıcısıyla karşılaştım. Ama bu tamamen bir rastlantıdır. Ben de bağırdım, onlar da bağırdı. Sonra ayrı ayrı yerlere gidip bağırarak satışa devam ettik.

BAŞKAN  -  İspat edebilir misin?

SANIK      - Neyi?

BAŞKAN - Pattates Darbesi Örgütü üyesi olmadığını ve diğer patatesçiler ile örgütsel olarak anlaşıp bağırmadığınızı…    

SANIK    -  Başkanım, ben böyle bir örgütün olup olmadığını bile bilmiyorum ki üyesi olayım. Ben tek başıma patates satıyordum.

BAŞKAN - Ne diye ve nasıl bağırıyordun?

SANIK     - “Patates! Patates!..” diyerek yüksek sesle bağırıyordum ki herkes duysun.

BAŞKAN -  Yalan söyleme  Öyle bağırmıyordun. “Pat-ta-tes! Pat-ta tes!.. Pat-ta-tes diyerek   
bağırıyordun. Tamam mı?..
 
SANIK     -  Doğru. Öyle bağırıyordum.

BAŞKAN -  Öyle bağırıyordun da, şimdi bunu bizden neden sakladın?

SANIK    - Saklamadım. Ancak konuşurken “Patates” deniyor da, tezgâhın  başında “Pattates!” diye bağırılıyor. Sonra, ikisi arasında bir fark görmedim.

BAŞKAN -  Sen görmedin ama iddianame öyle demiyor.

SANIK     - ?..

BAŞKAN - “Pattates!” ne demek? “PAT!-TA!-TES!” Öyle bağırıyorsun değil mi?

SANIK     - (Şaşkın) Evet!..

BAŞKAN - Yani suçunu kabul ediyorsun?

SANIK     -  ?..

BAŞKAN - “Pat” ne demek? Silah demek. Çek silahı, “Pat!” patlat. Yani silahlı  eylem. “Ta” Yüce Başkanımız. “Tes” ne? Teslim. Çek silahı Başkanı teslim al… Yani darbe yap, hükümeti düşür…

SANIK     -  Başkanın adı “Te” değil mi?

BAŞKAN -  Ha “Te”, ha “Ta”. Yani “Teta”, “Tate”. “Tetate” ; “Tateta”. Yüce Başkanımız… Hem ne malum, “Pat-ta-tes” diye değil de “Pat-te-tes” diye bağırmadığınız!

SANIK     - !?..

BAŞKAN - (Dosyayı karıştırarak) Bak iddianamede bir de ne yazıyor. Bir patates mitingi olmuş, o mitinge de katılmışsın…

SANIK   - Yani o şöyle oldu. Benim mitingden haberim yoktu. Meydandaki patates tüccarlarından  patates almaya gitmiştim. Meydanda bir kalabalık vardı. Ben de uzaktan konuşmaları dinledim.

BAŞKAN  - Anlaşıldı. Öyle ya da böyle her olayın içinde varsın. Şimdi geçelim bir başka hususa. Kim öğretti size böyle Pat-ta-tes diye bağırmayı?,,

SANIK    - !..

BAŞKAN -  (Bağırır) Kimden öğrendin böyle bağırmayı?

SANIK     - Ustamdan.

BAŞKAN -  Ustan kim?

SANIK     - Ustam Vahhap Paşa…

BAŞKAN  - Vahhap Paşa ne paşası? Kara, hava, deniz?..

SANIK     - O paşa değil… Benim ustam…

BAŞKAN - Ustan. Onu anladık da, paşalığı nerden geliyor? Yani karacı mı, havacı mı, denizci mi?

SANIK     - Yok, öyle değil. Onun…

BAŞKAN - Öyle değil de ne? Albay mı, binbaşı mı?.. Rütbesi ne? Yani sizleri kim örgütledi, onu öğrenmek istiyorum.

SANIK     - Yani o asker değil demek istiyorum.

BAŞKAN -  Onun “Paşa” olduğunu söyledin ya…

SANIK     - Paşa, onun soyadı… Adı Vahhap, soyadı Paşa… O da benim gibi seyyar Pat-ta-tes satıcısı…
                                                            (Sahne kararır)


 
 
 
BAŞKAN TE’NİN ÖZEL MAHKEMELERİ
 
 
(2 PERDELİK / 10 OYUNLUK GÜLDÜRÜ)
 
Av. Cenap Güven
 
 
 
BAŞKAN TE’NİN ÖZEL MAHKEMELERİ
 
2. PERDE / BAŞKAN TE’NİN ÖZEL MAHKEMELERİ
 

 
O Y U N L A R
 
 
1- PATATES DARBESİ
 
2- GÜVERCİN DARBESİ
 
3- PADİŞAHIM ÇOK YAŞA
 
4- BU İŞLER NASIL İŞLER
 
5- HADİ BİR KARAR YAZALIM
 
  
 
 
K İ Ş İ L E R
 
1. OYUN / PATATES DARBESİ
Başkan,
Yazman,
1.Üye,
2.Üye,
Savcı,
Sanık
2. OYUN / GÜVERCİN DARBESİ
Başkan
Yazman
1.Üye
2.Üye
Savcı
Sanık
3. OYUN / PADİŞAHIM ÇOK YAŞA
Başkan
Yazman
1.Üye
2.Üye
Savcı
Gizli Tanık
Sanık
4. OYUN / BU İŞLER NASIL İŞLER
Başkan
Yazman
1.Üye
2.Üye
Savcı
1.Sanık
2.Sanık
3.Sanık
5. OYUN / HADİ BİR KARAR YAZALIM
Başkan
Yazman
1.Üye
2.Üye
Savcı
 

17 Nisan 2014 Perşembe





  GENEL AÇIKLAMA VE SUNUCU


1- “Harbistan Devlet Başkanı Te’nin Özel Mahkemeleri” Bütün ülkeler için geçerli olacak şekilde evrensel düzeyde yargının sorunlarını dile getiren, yargıdaki aksaklık ve çarpıklıkları gösteren 10 oyundan oluşmuş 2 perdelik bir güldürüdür.

2- Tek başlarına, bağımsız olarak da sahneye konulabilecek nitelikteki oyunlar, konu birliktelikleri ile ve gerektiğinde “Sunucu” aracılığı ile birbirlerine bağlanarak bütünlük kazanmıştır. Bu şekliyle, “Harbistan Devlet Başkanı Te’nin Özel Mahkemeleri”nin, oyunların bazıları çıkarılarak ya da ileride bazı oyunlar da eklenerek sahnelenebilecek bir yapısı ve kuruluşu vardır.

3- Her oyunun adının, oyun süresince sahnede kalacak şekilde levha ya da slâytla belirtilmesi öngörülmüştür.

4- Hiçbir şekilde yöresel ağız ve şive kullanılmaz.

5- Dekorlar son derece yalın ve sade olacak, eşya ve giysilerde, dekorda otantiklikten kaçınılacaktır.      

6- Perde açılmadan, oyun başlamadan önce, bir “Ana Sunucu”, perdenin önünde oyunlara ilişkin olarak seyircileri bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki konuşmayı yapar:


   ANA SUNUCU: Sayın seyircilerimiz, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Oyunumuza hoş geldiniz. Sizlere kısaca oyunumuz hakkında bilgi vermek istiyorum. Oyunumuz 2 perdelik bir oyun…

   1. Perdede, “Duruşma Başlıyor” adı altında 5 oyun izleyeceğiz. 1. Perdedeki oyunlar genel mahkemelere ilişkindir. Bunlara “Nostaljik Öyküler” de diyebiliriz. Duruşma Başlıyor’daki bu oyunlar yıllar öncesinin yargısına, yargılamasına ilişkin öykülerdir. Örneğin bilgisayarın olmadığı, duruşmalarda daktilonun kullanıldığı yıllar; örneğin fiyatların, rakamların çok sıfırlı olduğu zamanlar; örneğin hesap makinelerinin dijital olmayıp mekanik, kocaman kollu hesap makinesi olduğu dönemler…   

   2. Perdede ise yine 5 oyun olarak Başkan Te’nin Özel Mahkemeleri var. Bu oyunlar hem günümüzün, hem yine geçmiş yılların, hem de 20 yıl sonrasının ve hatta çok daha sonraki yıllara ilişkin bazı mahkemelerin ve yargılamanın oyunları… 1. ve 2. perdelerdeki oyunların tümü dünyanın hemen her yerinde, her yargı sisteminde görülebilecek olan aksaklık ve çarpıklıkları gösteren, yargının sorunlarını dile getiren ve bunlara çözüm arayan evrensel oyunlardır. Hepinize iyi seyirler diliyoruz…

12 Kasım 2013 Salı

Cenap Güven / Özgeçmiş


1941 Gördes doğumlu. Manisa Lisesi ve İ.Ü. Hukuk Fakültesi mezunu. Manisa Barosu’na bağlı olarak Gördes’te 40 yılı aşkın bir süre serbest avukatlık yaptıktan sonra emekli oldu. Evli, üç çocuklu…

1960’lı yıllarda ve sonrasında Akbaba, Zübük, Bilanço, Düğüm, Velakin dergilerinde gülmece öyküleri ve çeşitli türlerde mizah yazıları yazdı.

Balıkesir Barosu’nun düzenlediği “Yaşam Dosyası” yarışmalarının ilkinde, 1984 yılında “Bir Mahkeme Öyküsü”yle birincilik ödülünü kazandı. “Bir Mahkeme Öyküsü” diğer derece alan yazılarla birlikte “Yaşam Dosyası” adıyla kitap olarak yayımlandı. Yine aynı öykü 1987 yılında Zeki Ökten tarafından “Davacı” adıyla filme alındı. Kemal Sunal ve Savaş Yurttaş oynadılar. 

1990 Salihli Belediyesi Oyun Yazma Yarışması’nda “Duruşma Başlıyor” oyunuyla mansiyon aldı. “Duruşma Başlıyor” Salihli Belediyesinin “Ödüllü Oyunlar Dizisi”nde kitap olarak basıldı. Akşehir Nasreddin Hoca Gülmece Öyküsü Yarışmaları’nda çeşitli ödüller aldı.
   
İnkılap Kitabevi’nin bir defalık düzenlediği “1996 Aziz Nesin Gülmece Öyküsü Yarışması”nın “Tanınmış Yazarlar” kategorisinde, “Bir Mahkeme Öyküsü” kitap/dosyasıyla, bu kategori için konulmuş tek ödülü aldı. Ödül alan yapıt İnkılap Kitabevi tarafından aynı adla kitap olarak yayımlandı.  


                                                                                                   Cenap Güven